24 Nisan 2020 Cuma

Yeraltı Adamının Hikayesi - Mini Dizi: Dostoyevski





Bence insanın en belirgin özelliği şudur: iki ayaklı, nankör varlık.
                                                     Dostoyevski - Yeraltından Notlar
                  syf.38 - Can Yayınları

Uzun zamandır bu kadar güzel bir şeyle karşılaştığımı hatırlamıyorum. Hazır ben buldum, izledim, ba-yıl-dım. Hemen sizlere de önereyim dedim ve tüm linkleri sizin için tek bir yerde derledim..
Açıkçası ben Dostoyevski'yle ilgili bir çok makale, yazı, deneme okumuş biri olarak gerçekten çok beğendim. Rus Sineması beni, Rus Edebiyatı kadar etkilememişti bu zamana kadar. Oyunculuklar muazzam, çoğu detay işlenmiş.

Dizi de kitaplarının çoğundan alıntılar mevcut. Okuduklarınızı hemen anlayacaksınız, okumadıklarınızı ise Dostoyevski'yi tanımaya başladığınız için hangi kitaptan olduğunu çözebileceksiniz. Bu arada Dostoyevski'nin bilinmeyenleri, iyi ve kötü Dostoyevski  yazımda bahsettiğim tüm özellikleri dizide tek tek işlenmiş durumda.
Benim için tek eksiklik dizinin kürek cezasıyla başlamış olması. Halbuki Dostoyevski dönemini ikiye ayırır; Sibir öncesi ve Sibirya sonrası olarak..

Biraz bilgi ekleyeyim sizler için;

Sadece hafta sonları ekrana gelen 8 bölümlük mini dizimiz, Ülke TV kanalıyla ülkemizde gösterime girdi. Ben genelde alt yazılı dizi film izlediğim için Türkçe Dublaj olması sadece benim için bir eksiklikti.. Bunun dışında yazımın başından beri bahsettiğim gibi, her bölümünde ayrı etkilendim diziden.. Dizinin yönetmen koltuğunda Vladimir Khotinenko var. Karaterleri ise,  Evgeny Mironov, Chulpan Khamatova, Vlademir Simonov, Darya Moroz,  Pavel Barshak, Elizaveta Arzamasova  gibi oyuncular canlandırıyor.


Bu arada en sevdiğim sözüyle başladık konuya.. Dostoyevski benim için gerçekten bir insan tahlilcisidir. Bizi tahlil eder ve kendisine göre kategorize ettiği sınıflara yerleştirir; sevilmeyenler ve yeraltındakiler..

Keyifle izleyin.

Dostoyevsi 1. Bölüm

Dostoyevski 2. Bölüm

Dostoyevski 3. Bölüm

Dostoyevski 4. Bölüm

Dostoyevski 5. Bölüm

Dostoyevski 6. Bölüm

Dostoyevski 7. Bölüm

Dostoyevski 8. Bölüm


Öpüldünüz.

23 Nisan 2020 Perşembe

İnsanca, Pek İnsanca: Bir Nietzsche Belgeseli




Selamlaar,

Bu hafta biraz felsefe - bilim yapalım dedik. Sanırım felsefe ağırlıklı ilerleyeceğiz. Sizler için Friedrich Nietzsche'nin belgeselini buraya bırakacağım, ben sevdim, umarım sizde seversiniz.

Bu belgesel şuradan geliyor, 

1999 yılında BBC ve RM Art ortak olarak 3 bölümlük mini dizi yayınlıyor. Bu mini dizimizin her bölümünde Avrupa'nın farklı önemli düşünürlerini ele alıyorlar. İlk bölüm Nietzsche için çekiliyor, kalan 2 bölüm ise;  Martin Heidegger ve Jean-Paul Sartre üzerine.

Bu bölümde tüm çalışmalarını Nietzsche üzerine yapmış bir akademisyenin, onun hakkındaki düşünsel dünyası mevcut.


Link bırakıyorum, öpüldünüz.


İnsanca, Pek İnsanca: BBC Nietzsche Belgeseli (1999)




22 Nisan 2020 Çarşamba

Bilimsel Olarak Kanıtlanan Friedrich Nietzsche Sözü :" Beni Öldürmeyen Acı Güçlendirir."





Selamlar,

Bugün sizlere bilimsel olarak kanıtlanmış olan bir özdeyişten bahsedeceğim. Gerçi bunun kanıtlanması için herhangi bir deneye ihtiyaç ne kadar duyuldu bilemiyorum. Filozofların yarı deli - yarı dahi olanı. Friedrich Wilhelm Nietzsche bildiğiniz üzere bir çok yazar - psikolog - filozofa gösterici olmuştur. Nietzsche'nin insan duyguları tahlili konusunda nokta atışı yaptığı özdeyişlerden biri. " Beni öldürmeyen acı güçlendirir."

Gelin şimdi araştırmalardan söz edelim.

Başarılı olmak kadar başarısızlıkta hayatın bir parçası. Hiç bir insan ben hayatımda her zaman başarılı oldum diyemez. Herkes hata yapar, başarısız olur ve bunlar insana bir çok şey katar. Bu başarısızlıklar ilerleyen dönemdeki başarıların temelini oluşturduğu söylenebilir. Tecrübe olarak da adlandırılabilir.

ABD’deki Northwestern Üniversitesi’nde bulunan bilim insanları, insanların mesleki başarısızlık ile başarı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için ileri analitikten faydalandılar. Çalışmalar sonucunda, kariyerinin başındaki başarısız olmuş insanların, çalışmalara devam etmesiyle uzun vadede daha başarılı olduklarını buldular.

Yapılan çalışmada, 1990 ile 2005 yılları arasında bilimsel çalışma yapmak amacıyla devletten hibe isteyen bilim insanlarının verileri kullanıldı. Bu genç bilim insanları iki farklı gruba ayrıldı. Birinci grup, hibe başvurusu yapıp, aldıkları puan sınırın hemen altında kalan bilim insanlarından oluşuyordu. İkinci grup ise hibe başvurusu yapıp ve sınır puanın hemen üstünde bulunan bilim insanlarıydı.

Bu veriler incelendiğinde, hibe alamayan bilim insanlarının on yıllık başarıları, hibe almayı başaran bilim insanlarının başarılarına göre yüzde 6.1 yüksek olduğu görüldü. Yani hibe alamayan bilim insanlarının makaleleri hibe alan bilim insanlarının makalelerine göre daha çok hit alıyordu. Yani bu sonuçta Nietzsche’nin sözünü ortaya çıkarıyordu.

Araştırma sonucunda başarısızlığında bir değeri olduğu fikrine ulaşıldı. İlerleyen günlerde ise, araştırma kapsamı genişletilerek diğer mesleklerdeki bu durumun nasıl olduğu araştırılacak.






* İnanın Nietzsche'nin bunun gibi araştırılsa bilimsel olarak kanıtlanacak bir sürü sözü var. 

Öpüldünüz.

21 Nisan 2020 Salı

Edebiyat Tarihinin En Etkileyici 20 Giriş Cümlesi



Mutlu aileler birbirlerine benzerler. Her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.

  • Leo Tolstoy - Anna Karenina



Mrs. Dalloway çiçekleri kendi alacaktı.


  • Virginia Woolf - Bayan Dalloway


Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu.


  • Franz Kafka - Dönüşüm


Eğer bunu okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Birkaç sayfa okuduktan sonra, burada olmak istemeyeceksiniz. Bu yüzden unutun gitsin. Gidin buradan. Hala tek parçayken hemen kaçın.


  • Chuck Palahniuk -Tıkanma


Ama biz senden kadınlar ve kurmaca yazın konusunda konuşmanı istemiştik, bunun insanın kendine ait bir odası olmasıyla ne ilgisi var diyebilirsiniz. Açıklamaya çalışacağım…


  • Virginia Woolf - Kendine Ait Bir Oda


Ben hasta bir adamım. gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. sanıyorum, karaciğerimden hastayım. doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum. tıbba, hekimlere saygı duymakla birlikte şimdiye dek tedavi olmadığım gibi bundan sonra da böyle bir şey düşünmüyorum. üstelik boş inançları olan bir insanım, hem de tıbba saygı duyacak kadar.


  •  Fyodor Mihayloviç Dostoyevski - Yeraltından Notlar


Anlatacağım bu şaşılası hikayeye inanacağınızı sanmıyor, sizi de inanmaya zorlamıyorum. Benim, kendimin inanmadığım bir şeye sizleri inandırmaya kalkışmam delilik olur. Buna karşın deli değilim ve düş de görmedim. Ama yarın öleceğim için, bugün içimi dökmek istiyorum. Amacım herkese açık, kısaca, çeşitli düşünceler, görüşler ileri sürmeden, evimde olup bitenleri anlatmak.


  • Edgar Allen Poe - Kara Kedi 'Hikayesinden' 


Anlatacaklarımı gerçekten dinleyecekseniz, herhalde önce nerede doğduğumu, rezil çocukluğumun nasıl geçtiğini, ben doğmadan önce annemle babamın nasıl tanıştıklarını, tüm o david copperfield zırvalıklarını filan da bilmek istersiniz, ama ben pek anlatmak istemiyorum. Her şeyden önce, ben bu zımbırtılardan sıkılıyorum.


  • J.D. Salinger - Çavdar Tarlasında Çocuklar


Ağlama Angelita; bu akşam ya sana bir ev alacağîm, ya da yasımı tutacaksın.


  • Larry Collins - Dominique Lapierre


Annem bugün ölmüş, belki de dün. Tam hatırlamıyorum.


  • Albert Camus - Yabancı


Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. Günahım, ruhum, Lo-li-ta; dilin ucu damaktan dişlere doğru üç basamaklık bir yol alır, üçüncüsünde gelir dişlere dayanır. Lo-li-ta.


  •  Vladimir Nabokov - Lolita (Beyaz Irktan Dul Bir Erkeğin İtirafları)


Rosenberleri elektrikli sandalyede idam ettikleri yaz; garip, boğucu bir yazdı ve ben New York’ta ne aradığımı bilmiyordum.


  • Sylvia Plath - Sırça Fanus


Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.


  • Sadık Hidayet - Kör Baykuş


Şimdi bir ölüyüm ben, bir ceset, bir kuyunun dibinde. Son nefesimi vereli çok oldu, kalbim çoktan durdu, ama alçak katilim hariç kimse başıma gelenleri bilmiyor. O ise, iğrenç rezil, beni öldürdüğünden iyice emin olmak için nefesimi dinledi, nabzıma baktı, sonra böğrüme bir tekme attı, beni kuyuya taşıdı, kaldırıp aşağı bıraktı.


  • Orhan Pamuk - Benim Adım Kırmızı


O güzel insanlar, o güzel atlara binip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık.


  • Yaşar Kemal – Demirciler Çarşısı Cinayeti


İntihar etmeyeceksek içelim bari!


  • Adalet Ağaoğlu – Bir Düğün Gecesi 


İşte birkaç zamandır beynimi kemiren şüphe… Ben deli miyim? Rica ederim gülmeyiniz. Mesele pek naziktir.


  • Hüseyin Rahmi Gürpınar – Ben Deli miyim?


Devrim, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi.


  • Murat Uyurkulak – Tol


Beş yaş insanın en olgun çağıdır sonra; çürüme başlar.


  • Alper Canıgüz – Oğullar ve Rencide Ruhlar


Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.


  • Orhan Pamuk - Yeni Hayat


19 Nisan 2020 Pazar

Türkiye İş Bankası Modern Klasikler Serisi


Çıkan Kitapların Listesi 

1. Sineklerin Tanrısı - William Golding
2. Bilinmeyen Adanın Öyküsü - José Saramago (Baskısı başka yayınevinde)
3. Otomatik Portakal - Anthony Burgess
4. Casus - Joseph Conrad
5. Korku Vadisi - Arthur Conan Doyle
6. Vahşetin Çağrısı - Jack London
7. Aforizmalar - Franz Kafka
8. Kopyalanmış Adam - José Saramago (Baskısı başka yayınevinde)
9. Dört Oyun - Bernard Shaw
10. Beyaz Diş - Jack London
11. Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz - Miguel de Unamuno
12. Dörtlerin Yemini - Arthur Conan Doyle
13. A.B.D / 42. Enlem - John Dos Passos
14. Üç Büyük Usta - Stefan Zweig
15. Kendileriyle Savaşanlar - Stefan Zweig
16. Oda Müziği-Bütün Şiirleri -James Joyce
17. Küskün Kahvenin Türküsü - Carson McCullers
18. Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar - Stefan Zweig
19. Bahçede Eğlence - Katherine Mansfield
20. A.B.D / 1919 - John Dos Passos
21. Satranç - Stefan Zweig
22. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig
23. Demir Ökçe - Jack London
24. Mozart ve Deyyuslar - Anthony Burgess
25. Çocuksu Bir Şey - Katherine Mansfield
26. Dönüşüm - Franz Kafka
27. Kule - William Golding
28. Ermiş - Halil Cibran
29. Altın Gözde Yansımalar - Carson McCullers
30. Bir Yazarın Günlüğü - Virginia Woolf
31. Deniz Kurdu - Jack London
32. Kum ve Köpük - Halil Cibran
33. Huckleberry Finn’in Maceraları - Mark Twain
34. Martı - Anton Pavloviç Çehov
35. Vanya Dayı - Anton Pavloviç Çehov
36. Bir Hanımefendinin Portresi - Henry James
37. Çocukluğum - Maksim Gorki
38. Martin Eden - Jack London
39. Ayaktakımı Arasında - Maksim Gorki
40. Bütün Şiirlerinden Seçmeler - Rainer Maria Rilke
41. Bir Elin Sesi Var - Anthony Burgess
42. Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı - Pablo Neruda
43. Şato - Franz Kafka
44. Yıldız Gezgini - Jack London
45. Meczup - Halil Cibran
46. Küçük Burjuvalar - Maksim Gorki
47. Genç Bir Doktorun Günlüğü - Mihail Bulgakov
48. Gitanjali-İlahiler - Rabindranath Tagore
49. Dava - Franz Kafka
50. Ben, Claudius - Robert Graves
51. Ellerin Zamanlarla Dolu - Paul Celan
52. Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat - Stefan Zweig
53. Deniz Feneri - Virginia Woolf
54. Piramit - William Golding
55. Karmaşık Duygular - Stefan Zweig
56. Gog (I-II) - Giovanni Papini
57. Korku - Stefan Zweig
58. Ölümcül Yumurtalar - Mihail Bulgakov
59. Çatal Dil - William Golding
60. Ekmeğimi Kazanırken - Maksim Gorki
61. Yakıcı Sır - Stefan Zweig
62. Dr. Jekyll ile Bay Hyde - Robert Louis Stevenson
63. Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald
64. Köpek Kalbi - Mihail Bulgakov
65. Gömülü Şamdan - Stefan Zweig
66. Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig
67. Gezgin - Halil Cibran
68. Benim Üniversitelerim - Maksim Gorki
69. Mürebbiye - Stefan Zweig
70. Tanrı Claudius - Robert Graves
71. Üç Kız Kardeş - Anton Pavloviç Çehov
72. Ay’a Yolculuk - Jules Verne
73. Doktor Hastalandı - Anthony Burgess
74. Tom Sawyer’in Maceraları - Mark Twain
75. Felice’ye Mektuplar - Franz Kafka
76. Vişne Bahçesi - Anton Çehov
77. Boyalı Peçe - W. Somerset Maugham
78. Feniçka - Lou Andreas-Salome
79. Serbest Düşüş - William Golding
80. Ceza Kolonisinde ve Diğer Öyküler - Franz Kafka
81. Amerika - Franz Kafka
82. Babaya Mektup - Franz Kafka
83. Arayışlar - Lou Andreas-Salome
84. Dalgalar - Virginia Woolf
85. İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları
86. Ermişin Bahçesi - Halil Cibran
87. Amok Koşucusu - Stefan Zweig
88. Clarissa - Stefan Zweig
89. Define Adası - Robert Louis Stevenson
90. Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
91. Anne Frank’ın Hatıra Defteri - Anne Frank
92. Doktor Ox’un Deneyi - Jules Verne
93. Yalnız Bir Avcıdır Yürek - Carson McCullers
94. Seksen Günde Dünya Gezisi - Jules Verne
95. İnsanın Esareti - W. Somerset Maugham
96. Mutlu Prens - Oscar Wilde
97. Alice Harikalar Diyarında - Lewis Carroll
98. Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig
99. Pinokyo - Carlo Collodı
100. Doktor Moreau’nun Adası - H. G. Wells
101. Duvarcı Ustası Don Gesualdo - Giovanni Verga
102. Altıncı Koğuş - Anton Çehov
103. Lord Jım - Joseph Conrad
104. Mecburiyet - Stefan Zweig
105. Artamonovlar - Maksim Gorki
106. Görünür Karanlık - William Golding
107. Zaman Makinesi - H. G. Wells
108. Ottla’ya ve Aileye Mektuplar - Franz Kafka
109. Ruth - Lou Andreas-Salome
110. Zacharius Usta - Jules Verne
111. Bir Kuzey Macerası - Jack London
112. Geçmişe Yolculuk - Stefan Zweig
113. Leonardo’nun Yahuda’sı - Leo Perutz
114. Usta ve Margarita - Mihail Bulgakov
115. Üç Yıl - Anton Çehov
116. Kızıl - Stefan Zweig
117. Bir Safdilin Hatıra Defteri - Arkadi Averçenko
118. Kırık Kanatlar - Halil Cibran
119. Lyon’da Düğün - Stefan Zweig
120. Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor - Stefan Zweig
121. Şeytanın Günlüğü - Leonid Andreyev
122. Patlayan Kuyrukluyıldızlar - Ekspresyonist Öyküler
123. Ceberut Martin - William Golding
124. Şeytan Tozu - Leo Perutz
125. Bozkır (Bir Yolculuk Hikayesi) - Anton Çehov
126. Oz Büyücüsü - L. Frank Baum
127. Ademden Önce - Jack London
128. İstanbul Treni - Graham Greene
129. Ateş Yakmak - Jack London
130. Yahuda İskariot - Leonid Andreyev
131. Homeros’un Kızı - Robert Graves
132. Meselenin Özü - Graham Greene
133. Kadransız Saat - Carson McCullers
134. Hayatım - Bir Taşralının Hikayesi - Anton Çehov
135. Kızıl Kahkaha - Leonid Andreyev
136. Dünyalar Savaşı - H. G. Wells
137. Peter Pan - J. M. Barrie
138. Uyanış - Kate Chopin
139. Canavar (Stephen Crane)
140. İnsanlığın Yıldızının Yükseldiği Anlar (Stefan Zweig)
141. Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (Jules Verne)
142. Küçük Kadınlar (Louisa May Alcott)
143. Kassandra (Christa Wolf)
144. Hayatın Mucizeleri (Stefan Zweig)
145. Buzullar Arasında Bir Kış (Jules Verne)
146. Olalla (Robert Louis Stevenson)
147.Benjamin Buttonın Tuhaf Hikayesi (F. Scoot Fitzgerald)
148.Gizli Bahçe (Frances Hodgson Burnett)
149.Baraganın Dikenleri (Panait Istrati)
150.



** Benim kitaplığımda olanları ben belirttim. Yeni kitaplar çıktıkça buraya eklenecektir. Sizler de kitaplığınızda olanları yoruma yazabilirsiniz.
* Sanırım ben çoğunlukla Zweig serisi yapmaya çalışmışım. Kısa sürede tüm klasikleri tamamlamış olurum umarım.
Öpüldünüz.

18 Nisan 2020 Cumartesi

Ünlü Yazarların "Yok Artık!" Diyeceğiniz Tuhaf Alışkanlıkları



Friedrich Niezsche : Yazı Makinesi Zorunluluğu




Nietzsche baş ağrıları ve görme problemleri yüzünden sık sık seyahat eder, eserlerini ancak asistanıyla birlikte yukarıdaki yazı makinesinin yardımını alarak yazabilirmiş.


Fyodor Mihayloviç Dostoyevski : Gece Kuşu





Çoğu eserini gece yazan Dostoyevski’nin, eserlerinin yaratılmasında en büyük destekçisi karısı Anna Snitkin olmuştur.


Edgar Allan Poe : Mühürlü Yazılar




Kendisine  alkolik denecek kadar çok içen Edgar Allan Poe ise bitirdiği eserleri mühür mumuyla birbirine yapıştırırmış.



Lev Tolstoy : Gündüz Güzeli




Rus edebiyatının ünlü ismi olan Tolstoy, hayatını büyük kısmını çalışma odasında geçirirmiş. Tolstoy'un çok ilginç olmasada erken saatlerde kalkıp sabahları çalışma alışkanlığı varmış.



T.S Eliot : Yeşiller Ardından




Eliot, tam bir yeşil tutkunu. Eliot, çalışmaya başlamadan önce yüzünü yeşile boyar öyle çalışırmış.



Mark Twain : Yatan Daktilolu





Mark Twain'in uykusuzluk hastalığı vardı. Twein uyuması gereken zamanlarda uyuyamıyor ve çeşitli yerlerde uyuyakalıyordu. Mark Twain daktilosuyla yatakta yazılarını yazarmış. Hatta yatağında yazarken doldurduğu sayfaları yerlere açar, yanındaki komodini de piposunu doldurmak için kullanırmış.



Dalton Trumbo : Geceleri Banyoda Yazan




Trumbo, geceleri banyoda yazar yazılarını yazarken de kendisine hediye edilen papağanı da yanında tutarmış.



Agatha Christie : Elmacı Güzeli




Dünyaca ünlü eserleri yazarken, banyoda elma yemek gibi ilginç bir alışkanlığı varmış. Ayrıca disgrafi hastası olması nedeniyle hikayelerini dikte ettirerek yazdırırmış.



Truman Capote : Sırt Üstü Sever




Capote sırtüstü yatarak yazarmış yazılarını, bir elinde kalem, diğer elinde ise bir kadeh şarapla. Pati Hill ile 1957 yılında Paris Review'e yaptığı bir söyleşide şöyle demiş Capote: “Ben tamamen yatay halde çalışabilen bir yazarım. Uzanmıyorsam rahat düşünemem, mutlaka bir yatakta ya da kanepede uzanıyor, kahve ve sigaraya da mümkün olduğunda kolay ulaşabiliyor olmam gerek. Öğleden sonraları ise kahveden nane çayına, oradan da şaraba ve martiniye geçiş yaparım. Ayrıca, yazmaya başladığımda daktilo kullanmam, yazılarımın ilk halini mutlaka elle yazarım, son hallerini de aynı şekilde tamamlarım.”


Victor Hugo : Gönüllü Sokağa Çıkma Yasağı




Victor Hugo yazı yazarken, ilham gelmediğini düşündüğünde tüm giysilerini  metresine verir ve yanına sadece kalem kağıt alarak kendini bir odaya kitlermiş.  Yaşlılıktan o denli korkan Hugo, sağlığına çok dikkat edermiş. Ve yazılarını yazarken dikkatinin dağılmaması için ya da dışarı çıkmamak için salı günleri hariç tüm kıyafetlerini bir dolaba kitlermiş.



Vladimir Nabokov : Hem Gezer Hem Yazar




Nabokov, eserlerinin her paragrafını küçük kartlara yazar, sonra da düzenli bir şekilde saklarmış. Böylece gezintiye çıktığında bile yazmaya devam edebilirmiş.



Virginia Woolf: Ayakta Yazar



Victoria dönemi yazarlarından olan Virginia Woolf yazılarını çoğunlukla ayakta yazmayı tercih ediyormuş.


John Steinback: Kurşun Kalem Hayranı




Steinbeck, eserlerini oluşturken daktilo ya da tükenmez kalem kullanmazmış. Ayrıca masasında her zaman 12 tane keskin uçlu kalem bulundurur, düşünürken de kurşun kalemlerinin ucunu sivriltirmiş.


Franz Kafka : Gündüz İşçi Gece Yazar




Kafka 1908 yılında İş Kazası Sigorta Enstitüsü’nde çalışmaya başladı. Bu nedenle yazma rutini geceleri gerçekleştiriyordu. Herkes uykuya daldığında konsantre olup ailesiyle yaşadığı sıkışık dairede yazmaya başlıyordu. Kafka bir mektubunda; ’10.30’da yazmaya oturuyorum, gece 1,2,3’e kadar gücüme, isteğime ve şansa bağlı olarak yazıyorum. Bir defasında sabah 6.00’ya kadar yazdım.’ sözleriyle yazma rutinini anlatmıştır.

Honore de Balzac : Kahvekolik Napolyon




Balzac'ın alışkanlığı mumdan yana. Balzac yazarken yanında mutlaka mum bulunururmuş. Çok fazla kahve tüketmesiyle de bilinen Balzac, başına yün bir şal sarıp, ayaklarını suya sokarmış ve belirlediği kelime sayısını tamamlamadan yazmanın başından kalkmazmış.

Friedrich Shiller : Çürük Elma İlhamcısı





Shiller, Weimar döneminin en önemli dört şairinden biridir. Doğa tasvirli şiirlerin şairi olarak bilinen Shiller, çürük elma kokusu olmadan yazamıyormuş. Shiller, yazarken masasında mutlaka çürük bir elma bulundurur bunun nedenini soranlaraysa bu kokunun onu başka diyarlara götürdüğünü söylermiş. Ünlü şair yama için elmanın yeterli gelmediği durumlarda banyoya kapanır ve sudan ilham gelmesini beklermiş.


Stephen King : Batıl 13




Gerilim ve korku romanlarının büyük isimlerinden olan Stephen King 13 sayısına ilginç şekilde yaklaşmıştır. King 13 sayısına takıntılıymış. Yazarken 13 ve 13'ün katlarından bir sayıya den gelince asla durmazmış.


Charles Dickens : Mavi Mavi, Masmavi




Victoria devrinin en iyi romancısı kabul edilen Charles Dickens mavi renge olan takıntısıyla karşımıza çıkıyor. Charles Dickens, bütün eserlerini mavi renkli kağıdın üzerine yine aynı tonda mürekkeple yazarmış.

Jane Austen: Kahvaltısız Asla




Jane Austen sabahları erkenden kalkar ve piyanosunu çaldıktan sonra saat 9.00 gibi evin kahvaltısını hazırlarmış. Sonrasında ise yazmak için odasına kapanır ve bazen annesi ve kardeşi yanında örgü örmek gibi sessiz aktivitelerde bulunurmuş. Akşam 15.00’e kadar bu böyle devam eder ve akşam yemeği için yeniden Jane masadan kalkar, yemekten sonra ise Jane ailesine romanlarından bölümler okurmuş.

Ernest Hemingway : Sonuç Odaklı





Pek çoğumuzun bildiği gibi Hemingway her gün, özellikle de sabah saatlerinde 500 kelime yazarmış. Oldukça üretken bir yazar olmasına karşın, nerede durması gerektiğini bilen bir yapıdaymış, 1934 yılında F. Scott Fitzgerald'a yazdığı bir mektupta “90 sayfalık berbat bir yazı yazacağıma, bir sayfa da olsa harika bir metin ortaya çıkarmanın peşindeyim. Geriye kalan saçmalıkları ise direkt çöpe atıyorum,” demiştir.

 William Faulkner : Alkolik Yazar 





Faulkner yazı yazarken bol bol viski içermiş. Falukner bir içki kaçakçısının yanında çalışıyormuş. 1957 yılında yazar, ilişkilerini şöyle anlatmış: “Akşamları buluşur, bir şeyler içebileceğimiz bir yere giderdik ve saat bire ya da ikiye dek oturup içerdik. O konuşurdu, ben dinlerdim. Sabahları ise o inzivaya çekilip yazmaya başlardı ve saatler sonra yine aynı ritüel tekrarlanırdı. Öğleni ve akşamı birlikte geçiririz, sabah o çalışır. O zaman kafama dank etmişti, eğer yazar olmak için yaşanması gereken hayat buysa, benim de hayatım böyle olmalıydı.”




--
Öpüldünüz,

Popüler Yayınlar